Yılbaşı kutlanır mı kutlanmaz mı insanlar tartışadursun, ben yine her yıl olduğu gibi ağacımı kurdum, planımı yaptım süslerim ve Beren'in koni şapkasıyla biz hazırız efendim. Yılbaşı süslerinin kırmızıyı sevmeyen beni bile zıvanadan çıkardığı, kırmızı don giyerseniz donanırsınıza kadar inandırdığı (tabi ki inanmıyorum:) mübalağa olsun dedim) bir büyüsü olduğuna inanıyorum ben şahsen. O tabaklar, ağaç süsleri, minnak minnak mumlar vb. diye uzayıp giden listede, onu alıyım bunu da alıyım diye insan kendini zor tutuyor billahi.
Yılbaşında insan ormanda görse arkasına bakmadan kaçacağı geyiklere dost, olup olmadığını bile bilmediği noel babadan hediye bekleyen bir tip, evin ortasına ağaç koyan bir vatandaş olup çıkıveriyor. Ama her ne olursa olsun seviyorum ben yılbaşını. Yurtdışında olsam noeli de kutlardım. Allahın hristiyanı Mişel "ben raemazanda orucümu tutaerim" deyince, ay maşallah görüyo musun diye alkış tutarız, burda yılbaşı kutlanırken ahkam keseriz ki bu yeni bir yılı kutlamaktır. Nitekim noel bugündür. Bu tartışma uzar gider, kimse de kimseyi anlamaz ya neyse.
İşte size bir yılbaşı geyiği, hemde en boynuzlusundan:)
Daha önce örgüyü sevdiğimi ama zor sabrettiği söylemiş miydim? Ben sabırsız bir insanım, olsun bitsin benim yaptığım şeyler. Ondan dikişde de kalıpsız dikerim, kolay model dikerim.
Örgüde de en kolayı haroşadır. Dümdüz ör git, ör gel. Beren'e atkı öremeye karar verdim, dedim ki en çabuk hangisini yaparım haroşayı. Ee başla o zaman dedim. Bunu söyledim ve iki saat sonra atkı bitti:)
Eee dümdüz bişeye benzemedi. Püskül demode benim gözümde. En iyisi ponpon yapayım ben buna dedim. Annem ben 8 yaşındayken kardeşime ördüğü hırkalara nasıl ponpon yapıyordu ordan hatırladım ve aynı usul yaptım. Evet itiraf ediyorum ben iki yaşımda dahil anılarımı çok iyi hatırlıyorum:)
Şu anam babam usulu yöntem, kağıdı aynı simit gibi kesiyorsun, ipi o çembere doluyorsun. Dolama işlemi bitince çemberin kenarından ipleri kesip, ortadan ipleri bağlıyorsun. Fotograf olmayınca biraz havada kaldı. Ben bunu bi daha ki postta anlatayım bari.
Ponpondan sonra bi de keçeden süsü olsun bari dedim. Sonuçtan çok memnun kaldığımı söyleyebilirim:)
Cumartesi günü arkadaşım Tugçe'nin gelecek minik oğlu Efe için düzenlemiş olduğu baby shower partisi vardı. Mekan olarak
Ramada Plaza Otel tercih edilmiş ve bence gayette güzeldi. Küçük çaplı toplantılar yapmak için güzel bir ortam kesinlikle.
Beren'in büyüdüğünü böyle zamalarda daha çok anlıyorum sanırım. Kendi kendine oynadı (arkasından koşturmak zorunda kaldım hep tabiki:), sıkılınca "eve gidelim anne" dedi, canının istediğini açık büfeden gidip aldı, tabak, su gibi isteklerini garsonlardan istedi. Gitgide hem bana arkadaş oluyor, hem de garip bir şekilde uzaklaşıyoruz.
Hayatta boş oturarak televizyon falan izleyemem ben. Zaten evde sürekli kinetik bir enerjiye sahibim, hadi bişeyle uğraşmıyorum diyelim bu defa da televizyona bakarken elimde oyalanacak bişey bulurum. Bazen "ulan şöyle iki seksen uzan iki dakka" diyorum ama gönlüme söz geçmiyor napalım:)
İşte bahsettiğim gibi durumlara en iyi uğraş:
1-çarpı işi
2-crochet
Bu ara battaniye örmeye başladım. E malum rengarenk yapacaksın, var mı elinde üç-beş renk yumak. Biri o tarafa gider, biri bu tarafa, yok birbirine dolanırlar, yok kirlenirler. Bunun dedim olacağı yok sen buna uygun bir kutu ayarla. Evimin en nadide odası "hobi odam" da Allah ne verdiyse ıvır zıvırından bi kutu vardır elbet dedim, bu pasta kutusunu buldum. Önce kaplasam mı dedim, uygun renk bir kaplık bulamadım. En iyisi boyamak dedim ve sonuç bu.
Malzemeler bunlar.
Önce akrilik boya ile boyuyoruz kutuyu. İç kısmı hariç heryerini boyuyoruz.
Sonra delgeçle ne kadar delik açmak istiyorsanız o kadar delik açıyorsunuz. Deliklerin amacı içinde yumaklar varken dışarıya ipleri çıkarmak.
Üzerine süslemek için dantel ve kurdela yapıştırıyoruz. Ben bu tarz şeyleri yapışıtırırken stick yapıştırıcı kullanıyorum.
Yumakları doldurup, ipleri de çıkardığımızda işlem tamamdır. İyi crochetler:))
İlk pantolon dikişim, açılışı yaptım hayırlı uğurlu olsun:) Gözümde nasıl büyüyordu şu pantolon dikme işi. Gayet kolay olduğunu dikince anladım. Utu izli, kışlık güzel bir pantolon edinmiş oldum.
Bunun benzerini diktikten sonra mango da gördüm.
Geçen gün diktiğim siyah elbisenin kalıbından bu da.Bunu daha giymedim ama krem rengini daha çok sevdim açıkcası. İşyerinin gayet sıcak olmasından dolayı yazlık-kışlık kavramım yok ne yazık ki.
Bu arada hayat bir çocuğun şeker yemesinden aldığı zevk kadar basit mutluluklarla dolu olsun ki fazlasında hiç gözümüz olmasın.
Yaklaşık 30-40 yıllık mazisi olan üzüm toplama için kullanılan bu sepeti atıl vaziyette babannemin evinde buldum. Sağlamlığı ve eskiliği bende acayip cazibe yarattı ve fırat misali ben bundan bişey yaparım ki dedim aldım:)
Aslında boyamakta istiyordum ama instagrama fotografını koyduktan sonra gelen yorumlar ve maillerle orjinal halinin daha güzel olacağını söyleyenler oldu bende şuan için vazgeçtim. Ama hala gözüme batmıyor değil.
Herkesin evinde çeşitli boyutlarda birçok sepet vardır mutlaka. Dönem dönem yıkanır ve rengi atar, ya da sıkılırız değiştirmek isteriz. O sebeple nasıl yapıldığı konusunda fikir edinebilirsiniz bu post ile.
Öncelikle sepetimizin ağız çapı, taban çapı ve yüksekliğini(sepet boyu) ölçüyoruz. Bu ölçülerde ters kaltladığımız kumaşı kesiyoruz. Öncelikle boyunu dikip sonra tabanı dikerek taslağımızı elde ediyoruz. Kenarlarını çift katlayarak temiz dikiş yapıyoruz. Aynı kumaştan hazırladığımız biyeleri (kılıfı kollara bağlamak için kullanacağız) kılıfa dikiyoruz.
Ben organik cevizlerimizi koymayı tercih ettim. Aslında bu sepet bayadır bekliyordu. Patates-soğan koymak için başka bir şekil vardı aklımda ama cevizleri koyacak bi yer bulamayınca böyle oldu.
Bu da takım olması amacıyla kışlık kurularımı koymak için yaptığım "keten torba".
Evin içi gibi kapı önünü de çok önemsiyorum. Orası da süslü püslü, renkli olsun, eve gelince şöyle ruhumu girişte güzelleştirsin. Dönem dönem kapıdaki süslerimi değiştiririm bu yüzden.
Her zaman pembeyi çok severima ama bu ara fena taktım. Beyaz fuşya kombini beni her şekilde mutlu edebilir.
Malzemeler basit:
-asma çelenk
-ince kurdela
-telli kurdela
-ip
-kristal taş
İpe geçirdiğimiz kristal taşları çelengin aralarından geçiriyoruz.
Telli kurdela ile büyük bir fiyonk yapıyoruz. Silikon yardımıyla yapıştırıyoruz.