Alışveriş yapıyorsam eğer, oldum olası hiç uyumlu şeyler almam. Eve geldiğimde birbirine uydurmak için bişeyler ararım. Bulurum da ama. Her telden varsa evde, bulunur doğal olarak:)
Yalnız son zamanlarda durum biraz farklı. Ya elim pembelere, ya mint yeşiline ya da pudra renklere gidiyor. Bunlarda son aldıklarım.
1-triko/koton
2-çanta/koton
3-kolye/forever new
4-küpe/forever new
5-slip-on/h&m
Yıldırım gibi dikişe döndüm diyebilirim. Haftasonunu 3 parça dikerek tamamladım. Bunlardan ilki gri renkli penye maksi etek. Belinde kalın lastiğiyle dikilecek en kolay parça. Bir iki sezonun hitlerinden maksi etekler. Bende kolay dikilmesi ve rahat giyimi nedeniyle tercihlerimin üst sıralarına alıyorum kendilerini.
Bu harika çiçekler "papaver somniferum" bitkisinin çiçekleri. Bildiğiniz haşhaş yani. Latince adını yazdım, sanki o görüntüsünde ki ağırlığını o karşılıyordu sadece. Yine bir haftasonu gezisiydi. Bu defa yolumuz Ege'ye düştü. Uşak ve çevresi buralar.
Elimde dikişte değil bu aralar. Aklımdakileri hayata geçirmek için ilham gelmesini bekliyorum. Hoş ilham gelse de seyehatten kendimi alırsam dikeceğim.
Herkes yaz ayları gelsin de tatil yapalım diye bakar, bende bahar ayı tatillerine bayılırım. İlkbahar favorim, sonbahar ise benim için ikinci sırada gelir. Sonra yaz, sonra da kış. İlkbaharın o tatlı serinliği, canlanan doğa, açan kır çiçekleri, en canlı renkler, mutluluk hormonunun artışı, kıştan usanmışlığın tazelenişi...
Bu yılı ve hatta bundan sonraki yılları kendime "seyahat yıllları" olarak ilan ediyorum. Gezip görmek istediğim, fotoğraflamak istediğim, hem aklımda hem de bilgisayarımda arşivlemek istediğim öyle çok yer var ki. Bir de Beren çok gezsin, çok öğrensin istiyorum. Sadece okumakla olmuyor bazı şeyler.
4 yıldır gitmediğimiz Çamlıyayla'ya gittik geçen haftalarda. Baharda gitmekle ne kadar doğru bir karar verdiğimizi gidince anladım. Mis gibi çam havası, daha kimse gelmediği için bakir bahçeleri ve doğası. Anlatırken bile temiz hava çekiyor gibiyim:))
Beren'in hiç böcekmiş, hayvanmış korkusu yok. Gerçi karanlık hariç korkusu yok. Karanlıktan korkmayı da okulda öğrenmiş, sanırım arkadaşları ile birbirlerini korkutuyorlar. Bazen sinek yakalar, zavallı sinekte elinde bacaklarını sallar durur:) öldürmemesi gerektiğini de bilir, bir süre tuttuktan sonra elinden bırakır.
Tavsiyem bu mis gibi havaları değerlendirin, yazın kuraklığı gelmeden.
Bir önceki yazımda bahsettiğim pembe-siyah çizgili mini ceketim bitti. Açıkçası bunu diğerinden daha çok sevdim. Pembe rengini sevdiğimi bilmeyen kaldıysa bi daha söyleyeyim. Çizgili son zamanlarda ki favori kumaşlarımdan. Hem pembe hem de çizgili olunca tadından yenmedi benim için.
Bohem ceketin aynı kalıbından, aynı mantıkla dikildi. Özel eklediğim bişey yok, onun için açıklama yapmadan fotoğraflarla başbaşa bırakıyorum.
P.s: İzlemek isteyenler için yarın saat 10:00 da trt 1 ekranlarında görüşmek üzere.
Önceki yazımda bahsettiğim çiçekli etek bitti diye tam sevinmiştim ki, fermuarı bozuldu. Fermuarı değişmek üzere kaldırıldı.
Diğer ceketin kalıbından, bu defa şu pembeli-siyahlı çizgili kumaştan dikişe devam ettim. Yaka, kol ağzı ve etek ucu kaldı. Siz bu satırları okurken muhtemelen bitmiş olur. Bunu diğerinden daha çok sevicem galiba...
Adı üstünde, dreamcraftt dikiş ve dıy projeleri bloğu:)) Öğlene kadar çalışmayı ne kadar çok istediğimi bir ben birde Allah bilir. Çünkü elinde hep bir yapılacaklar listesi ile gezen, aklında sürekli türlü projeler bulunan, vakit bulup öğlen eve gittiğinde dikiş dikebilen şahsına münhasır bir insanım. Boş oturamadığımı kaç defa söylemiştim. Bana rahat değil, boşluk batar.
Boyayayım, dikeyim, öreyim... Gözüme ne güzel görünürse, beni ne mutlu edecekse o an onu yapayım.
Bu porselen sütlük ve minik vazoyu Forum dan almıştım haftasonu. 5 er tl idi. Bu ikisini görünce dedim ki "ben sizi boyarım" :) neyse eve geldim başka bişeyler yaparken onları unutmuşum. Pazartesi günü işten erken çıkınca evde temizlik yaparken bi anda aklıma düştüler. Temizliği saat tutarak yaptığım için (planlı çalışmazsam kafamdaki hiç bişeye yetişemiyorum çünkü) saati bitince bunları boyamaya başladım.
Gayet basit bir işlem. Şu badana boya yaparken kenarlara yapıştırdığımız bantları boyanmamasını istediğimiz kısma, boyamak istediğimiz bölümler açıkta kalacak şekilde yapıştırıyoruz. Dilediğimiz renk akrilik boya ile boyamızı uyguluyoruz.
Boya iyice kuruduktan sonra bantları nazikçe çıkarıyoruz. Dilerseniz vernikleyin. Bu arada ben fırçayla değil süngerle boyama yaptım. Daha sevimli geliyor bana boyama sonrası görüntüsü.
Bu kadar kolay ve kısa bir "do it yourself" bir proje oldu.